|
Uzm. Dr. Semiha
BAHÇECİ |
|
| Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları |
Özel
Doğu
Anadolu
Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümleri, grubun tüm poliklinik, merkez ve hastanelerinde 0-16 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerin tetkik, tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerini vermek üzere organize olmuştur. Doğumdan başlayarak tüm çocukluk dönemi hastalıkları alanının deneyimli öğretim üyeleri, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları ile alt dallarda uzmanlaşmış hekimler tarafından muayene, tetkik ve tedavi edilmektedir.
İlgili hekimlerimizle muayene amaçlı görüşmek üzere randevu almak için
Alo Özel
Doğu Anadolu Hastanesi 90 424-248 50 50
aranabilir.
Aşağıdaki bölümlerde çalışmalara devam edilmektedir
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuklarımızın doğumundan itibaren gerekli tüm takipleri ve gerektirdiği anlarda ise tedavileri hem ayaktan olarak polikliniklerimizde hem de yatarak hastanelerimizde yapılabilmektedir. Acil tıbbi durumlarda ise tüm birimlerimizdeki acil servislerimiz çocuklarımıza yeterli müdahalede bulunacak personel ve teçhizata sahiptir.
Bölümün en önemli hedeflerinden biri de anne sütü ile beslenmenin bebeğin gelişimindeki önemini unutturmamaktır. Bu yüzden, tüm bebeklerimizin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeleri konusunda tüm hemşire ve hekimlerimiz çaba gösterilirken, kadın hastalıkları ve doğum bölümünden de destek alınmaktadır. Ayrıca, tüm yenidoğan bebeklerimizden topuktan kan alınarak fenilketonüri ve hipotiroidi taraması yapılmaktadır.
Bebeklerimiz, doğumdan itibaren ilk olarak 1. haftada dilerlerse evlerinde, daha sonra ise ilk yıl 1 veya 2 ay aralarla 2. yıldan sonra ise 6 ay veya 1 yıl aralarla yapılmaktadır. Bu muayenelerde bebeklerin fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimi değerlendirilerek, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü önerileri göz önüne alınarak aşıları yapılmaktadır. Herhangi bir hastalık durumunda ise gerekli üst uzmanlığa sahip hekimlerimizin de önerileri göz önüne alınarak tedavileri gerçekleştirilecektir.
|
|
Çocuk
Allerji |
|
Çocukluk
çağının akciğer hastalıkları kistik fibrozis,
tüberküloz, doğumsal anomaliler, prematürenin
akciğer hastalıkları, bronşiyolit, bronşit, pnömoni,
bronşektazi, sistemik hastalıkların akciğer
tutulumu, intersitisiyel akciğer hastalıkları,
pulmoner hemosiderozis, gastroözofagiyel reflü ve
kist hidatik hastalığı, tetkik tanı ve tedavisi
gerçekleştirilmektedir. Hastalıkların tanısı için
solunum fonksiyon testleri ve ter testi
gerçekleştirilmektedir.
Gereksinim duyulduğunda Grubun diğer tüm
bölümleriyle özellikle nükleer tıp, biokimya,
patoloji, genetik ve diğer tanı laboratuvarlarıyla
işbirliği içinde faaliyet gösterilmektedir.
Ayrıca, ebeveynlerin çocukluk çağı kronik
hastalıkları hakkında bilgilendirilmesine yönelik
çalışmalar da gerçekleştirilmektedir |
|
|
Çocuk
Göğüs Hastalıkları |
|
Çocukluk
çağının akciğer hastalıkları kistik fibrozis,
tüberküloz, doğumsal anomaliler, prematürenin
akciğer hastalıkları, bronşiyolit, bronşit, pnömoni,
bronşektazi, sistemik hastalıkların akciğer
tutulumu, intersitisiyel akciğer hastalıkları,
pulmoner hemosiderozis, gastroözofagiyel reflü ve
kist hidatik hastalığı, tetkik tanı ve tedavisi
gerçekleştirilmektedir. Hastalıkların tanısı için
solunum fonksiyon testleri ve ter testi
gerçekleştirilmektedir.
Gereksinim duyulduğunda Grubun diğer tüm
bölümleriyle özellikle nükleer tıp, biokimya,
patoloji, genetik ve diğer tanı laboratuvarlarıyla
işbirliği içinde faaliyet gösterilmektedir.
Ayrıca, ebeveynlerin çocukluk çağı kronik
hastalıkları hakkında bilgilendirilmesine yönelik
çalışmalar da gerçekleştirilmektedir.
|
|
|
Çocuk
Endokrinolojisi |
|
Büyüme ve
ergenlik sorunları, tiroid hastalıkları, diabetes
mellitus, cinsiyet belirsizlikleri, metabolik kemik
hastalıkları, obezite, böbreküstü bezi hastalıkları,
aşırı kıllanma ve adet düzensizliği ile ilgili
hastalıkların tanı, tedavi ve izlemi
gerçekleştirilmektedir. Özellikle diyabet ve büyüme
hormonu eksikliği olan hastalara özel eğitimler
planlanarak verilmektedir |
|
Çocuk
Gastroenterolojisi |
|
Sindirim
sistemi yakınmaları ya da hastalığı olan çocuklara
en üst düzeyde, kaliteli, çağdaş tanı ve tedavi
hizmeti verilmesi hedeflenmektedir. Çocuk yaş
grubunda görülen gastrointestinal ve hepatobilier
hastalıklar birimin ilgi alanına girmektedir. Yaş
grubuna uygun şekilde tüm gastrointestinal sistem
endoskopisi gerçekleştirilmektedir. |
|
Çocuk
Hematolojisi |
|
Kan ve kan
ürünleri kaynaklı tüm hastalıkların tanı ve
tedavisi birim hekimlerimizce
gerçekleştirilmektedir. Tüm anemiler demir eksikliği
anemisi, vitamin B12 eksikliği anemisi , doğuştan
kan hastalıkları Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi
ve diğer anormal hemoglobinler, kemik iliği
yetmezlikleri aplastik anemiler, Fanconi aplastik
anemisi, Diamand-Blackfan anemisi, idiopatik
trombositopenik purpura, nötropeniler, çocukluk çağı
lösemileri, kanama diatezi, tromboz pıhtılaşma
bozuklukları birim hekimlerinin ilgi alanına
girmektedir |
|
Çocuk
Kardiyolojisi |
|
Çocuk
Kardiyolojisi, doğumsal ya da sonradan edinilmiş
kalp hastalıklı çocuklara ve anne karnındaki
bebeklere her türlü tanı ve tedavi hizmetlerini
sağlamaktadır. Çocuk yaş grubuna uygun tanı ve
tetkik araçları ile dünya standartlarında hizmet
verilmektedir.
|
|
Çocuk
Nefrolojisi |
|
Çocuk
böbrek ve üriner sistem hastalıkları konusunda
çalışılmaktadır. Birimin ilgi alanına giren
hastalıklar çocukluk çağında böbrek ve idrar yolları
hastalıkları, hipertansiyon ve romatizmal
hastalıklar ailevi akdeniz ateşi, sistemik lupus
eritematozus ve eklem romatizmasıdır. |
|
Çocuk
Nörolojisi |
|
Çocukluk
yaşlarında görülen havale gibi nörolojik sorunların,
yenidoğan döneminden itibaren görülen gelişme
gerilikleri, beyin felci ( serebral palsy), kas
hastalıkları, otizm gibi yaygın gelişimsel
bozukluklarının tanı ve tedavisi Özel Anadolu
Hastanesi Çocuk Nörolojisi bölümünde uygulanmaktadır.
Bebeklik ve bütün çocukluk dönemlerindeki hastalarda
EEG kaydı yapılabilmektedir. Çağdaş standartlara
uygun 32 kanallı dijital bir sistemde internasyonal
10-20 sistemine göre kayıt yapılmaktadır. Ayrıca
ihtiyaca göre uzun monitorizasyon, yoğun bakım
şartlarında monitorizasyon, solunum monitorizasyonlu
kayıt, acil kayıt ve gerektiğinde video destekli
kayıt yapılabilmektedir. |
|
Çocuk
Onkolojisi |
|
PEDİYATRİK ONKOLOJİ & HEMATOLOJİ (ÇOCUKLUK ÇAĞI
KANSERLERİ)
Yenidoğan döneminden ergenlik dönemine kadar her
yaşta görülebilen çocukluk çağı kanserlerinde, erken
tanı ve doğru tedavi ile yüzde 60-70 oranında
iyileşme sağlanabiliyor.
Nedir?
Çocukluk çağı kanserleri; vücudun herhangi bir
yerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde
çoğalmaları ile ortaya çıkan, kısa sürede kan veya
lenf yolu ile vücudun farklı bölgelerine yayılarak
sağlığı bozan ve yaşamı tehlikeye sokan bir grup
hastalığa verilen isimdir. Yenidoğan döneminden
ergenlik dönemine kadar her yaşta görülse de en sık
görüldüğü dönem; ilk 5 yaş. Ancak erken tanı ve
doğru tedavi ile kanserli çocukların yüzde
60-70?inin tam olarak iyileştiğini söylemek mümkün.
Çocuk kanserlerinin belirti ve bulguları neler?
Hastalığın tipine, başlangıç veya yayılma
bölgelerine göre, bir veya birden çok, belirti ve
bulgular ortaya çıkabiliyor.
-
Solukluk, halsizlik,
-
Sık ateşlenme,
-
Deride morluklar, çürükler,
-
Boyun, koltuk altı ve/veya kasık bölgesindeki
lenf bezlerinde genellikle ağrısız şişlikler,
-
Vücudun herhangi bir bölgesinde (karın, kol,
bacak, göğüs duvarı, sırt, kafatası vb.) şişlik,
-
Burun, dişeti kanamaları,
-
İdrar veya dışkıda kanama,
-
İdrar veya dışkılamada zorluk, barsak
alışkanlıklarında değişiklik (kabızlık, ishal),
-
Kemik ağrıları,
-
Uzun süren ve nefes darlığına neden olan
öksürük,
-
Sabahları daha belirgin olan baş ağrısı ve
kusma,
-
Görme bozuklukları,
-
Gözlerde kayma, göz bebeklerinin ışıkta kedi
gözü gibi parlaması, veya istemsiz hareketler,
-
Göz çevresinde koyu renkli morluklar,
-
Yürüme bozuklukları, dengesizlik,
-
Ateşsiz havale geçirme,
-
Okul başarısızlığı,
-
Kişilik değişikliği,
-
Bebeğin emmemesi, ağırlık kaybı,
-
Bebeğin motor gelişmesinde (başını dik tutma,
dönme, oturma, yürüme becerileri) gecikme,
-
Birkaç haftadan uzun süren, alışılmış basit
testlerle (kan sayımı, idrar ve dışkı tetkiki )
açıklanamayan ve sık başvurulan tedavi
yöntemleri (antibiyotik, ağrı kesici, ateş
düşürücü) ile düzelmeyen belirtilerin üzerinde
durulmalı, daha ayrıntılı araştırmalar için
çocuk onkoloji-hematoloji uzmanlarının bulunduğu
tam donanımlı hastanelere başvurulmalıdır.
Çocuklarda hangi tip kanserler görülüyor?
Kan kanseri olarak bilinen Lösemi en sık görülen
kanserdir ve (Lenfoblastik ve lenfoblastik-dışı
olarak bilinen başlıca iki grup olup bunların da alt
tipleri vardır) temel olarak kemik iliğinin
hastalığıdır. Doğumdan başlayarak her yaşta
görülebiliyor, hücre tipine göre yaşa özel dağılım
gösteriyor. Ancak erkek çocuklarda görülme oranı
daha yüksek.
Lenf bezi kanseri olarak bilinen Lenfoma; Hodgkin
hastalığı ve Hodgkin-dışı lenfoma olmak üzere
başlıca iki büyük gruptur ve bu grupların alt
tipleri vardır. En sık boyun olmak üzere, göğüs
boşluğu ve karın boşluğundaki lenf dokularında
görülüyor. Erkek çocuklarda daha sık rastlanıyor.
Bazı tip lenfomaların oluşmasında Epstein ?Barr
virüsü ve Hepatit C virüslerinin rolü bilinmekle
birlikte bu virüslerden korunmak için henüz aşı
bulunmuyor.
Beyin Tümörleri; gliomlar, medülloblastom, ependimom,
PNET, koryoid pleksus tümörleri, germ hücreli
tümörler gibi alt grupları olup, kaynaklandıkları
hücre tipine, hücrenin üreme potansiyeline ve
tümörün yerleşim yerine göre alt tipleri
sınıflandırılıyor.
Nöroblastom; ilkel sinir hücrelerinden köken alan,
hızlı yayılabilen, doğumdan itibaren ve en sık ilk 2
yaşta görülen bir tümör. Böbrek üstü bezi başta
olmak üzere karın içinde, göğüs boşluğunda, boyunda
başlayabiliyor. Sonrasında kemik iliğine ve
kemiklere hızla yayılarak lösemiyi taklit
edebiliyor.
Yumuşak doku sarkomları; vücudun herhangi bir
yerindeki yumuşak dokudan kaynaklanabiliyor.
Rabdomiyosarkom ve rabdomiyosarkom-dışı olmak üzere
başlıca 2 grup olup, bunların da çok sayıda alt
tipleri vardır. Her yaşta görülmekle birlikte
yerleşim yeri ve hücre tipine göre yaşa özel
dağılımı söz konusu.
Böbrek tümörleri; en sık ilk 5 yaşta ve nefroblastom
olarak da bilinen Wilms tümörü şeklinde görülüyor.
Ancak farklı dokulardan kaynaklanan böbrek tümörleri
de vardır.
Kemik tümörleri; başlıca iki grup kötü huylu kemik
tümörü vardır. Osteosarkom ve Ewing sarkomu olarak
bilinen bu tümörler boy uzamasının hızlandığı
yaşlarda daha sık olarak görülüyor.
Göz tümörleri; ailevi özelliği ile de bilinen
retinoblastom en sık olup, göz sinirinin tümörü,
lösemi, lenfoma, nöroblastom, yumuşak doku
sarkomları gibi diğer kanserler de göz dokularına
yayılabiliyorlar.
Germ hücreli tümörler; doğumdan itibaren her yaşta
ortaya çıkabilen, üreme organları başta olmak üzere
genellikle beyin ve diğer vücut bölgelerinin orta
hat yapılarında görülebilen, çeşitli üreme
potansiyeline sahip hücrelerden oluşan alt grupları
olan kanser çeşididir. Karaciğer kanserleri;
doğumdan başlayarak her yaşta ortaya çıkabiliyor. En
sık hepatoblastom ve hepatosellüler karsinom tipleri
görülüyor. Karaciğer kanserlerinin oluşmasında
Hepatit B virüsünün rolü vardır. Hepatit B virüs
aşısı ile karaciğer kanserlerine karşı korunmak
mümkündür.
Diğer kanserler; tiroid, nazofarenks, deri vb.
Tanı yöntemleri neler?
Hastanın yakınmasına ve hastalık belirti ve
bulgularına göre değişmek üzere başvurulan başlıca
tanı yöntemleri; öncelikle benzer belirti ve
bulgular veren ve çocuklarda daha sık rastlanan
bakteri ve virüslerin neden olduğu enfeksiyon
hastalıkları, travmaların neden olduğu kanama ve
şişlikler, büyüme ağrıları gibi durumlardan ayrım
yapmak için kullanılıyor. Bunlar arasında;
-
Hemogram (kan sayımı),
-
Kan yayması (hücre tiplemesi ve oranları ile
ilgili),
-
Sedimantasyon (kırmızı hücre çöküş hızı),
-
Viral seroloji (bazı virüs hastalıklarının
tanımlanması için),
-
Tüberküloz ayırıcı tanısı için (PPD, kültürler),
-
Tam idrar tetkiki,
-
Dışkı tetkikleri,
-
Akciğer röntgen filmi,
-
Boyun ultrasonografisi,
-
Karın ultrasonografisi,
-
Böbrek ultrasonografisi.
Kanser
şüphesi kuvvetlendiğinde yapılacak testler
-
Kemik iliği aspirasyon ve biyopsileri,
-
Göğüs bölgesi bilgisayarlı tomografisi (BT),
-
Beyin manyetik rezonans görüntülemesi (MRG),
-
Karın bölgesi MRG,
-
İlgili kemik ve vücudun diğer bölgelerinin BT ve
MRG,
-
Lenfomalar başta olmak üzere bazı tümörlerde
pozitron emisyon tomografi (PET CT),
-
Bazı tümörlere özel enzimler ve protein
özelliğindeki belirteçler (LDH, alkalen fosfataz,
NSE, alfa-feto protein, beta HCG, ferritin,
dopamin, noradrenalin, VMA, HVA vb).
Kesin tanı
için; ilgili hastalıklı bölgeden biyopsi yapmak ve
doku tanısı için patoloji, immünoloji ve moleküler
genetik laboratuvarlarının kararını beklemek
gerekiyor. Doku tanısı alınmayan olgularda kanser
tanısı koyup tedaviye başlamak doğru bir yöntem
değil. Doku incelemesi kanser tanısı için ve
kanserlerin alt gruplarının ve tiplerinin
belirlenmesi için şart.
Biyopsi sonrası tanı süreci 2-10 gün arasında
değişebiliyor. Bazı olgularda biyopsi tekrarı
yapılabiliyor.
Kanser tanısı kesinleştikten sonra hastanın
tedavisini sürdürecek ekibin belirlenmesi ve
hastanın anne ve babasına hastalık süreci ve sonucu
hakkında bilgi verilmesi gerekiyor. Aynı dönemde
hastalık evresinin belirlenmesi amacı ile evreleme
çalışmaları başlatılıyor.
Ayrıca hastalık başlangıç bölgesi dışında yayılma
olasılığı olan doku ve organların taranması için ek
olarak BT, MRG, sintigrafi gibi araştırmalar
yapılıyor.
Tedavi öncesi diğer organ işlevlerini belirlemek
amacı ile kan, idrar, EKG, EKO işitme testleri gibi
testler istenebiliyor.
Evreleme çalışmaları tamamlandıktan sonra hastalık
için dünyaca standart kabul edilen uygun tedavi
modellerine zaman geçirmeden başlanması gerekiyor.
Tedavi öncesinde tedavinin şekli, uygulama biçimi,
hastalığın iyileşmesindeki katkısı, başarı şansı ve
tedavinin erken ve geç yan etkileri ayrıntılı bir
şekilde ilgili uzmanlar tarafından aileye
anlatılarak onay alınıyor.
Hangi tedavi modeli uygulanıyor?
Çocuk kanserlerinin tedavisinde hastanın yaşına,
hastalığın tipine, yerleşim bölgesine ve çevreye ya
da uzak organlara yayılıp yayılmadığına (evresine)
göre değişmek üzere bir veya birden çok tedavi
modeli birlikte veya ardışık olarak kullanılıyor.
Farklı tedavi modellerinin yer alacağı hastalıklarda
ilgili uzmanlar; çocuk onkoloji-hematoloji
uzmanları, çocuk cerrahları, farklı organların
onkoloji cerrahları, radyasyon onkoloji
uzmanlarıdır. Bu uzmanlar, ?Tümör Konseyleri?
oluşturup ortak kararlar alarak, tedavi sürecinde
önemli rol oynuyorlar.
Nasıl tedavi ediliyor?
Kemoterapi: Hızlı çoğalan hücrelere etki eden
ilaçlarla yapılan tedavi biçimi. Genellikle birden
çok ilaç bir arada damar yolundan özel kataterlerle
uygulanıyor. Sıklıkla belirli aralıklarla
tekrarlanan seanslar şeklinde çocuk onkoloji
uzmanının denetiminde deneyimli onkoloji hemşireleri
tarafından onkoloji bölümlerinde uygulanıyor.
Kemoterapi öncesinde, sırasında veya sonrasında
oluşacak yan etkilerin üstesinden gelinebilmesi
açısından çocuk hastaların kemoterapilerinin tam
donanımlı hastanelerde yapılması gerekiyor.
Kemoterapi lösemi ve lenfomalarda tanıdan hemen
sonra, diğer kanserlerde evreye göre değişiyor.
Ancak cerrahi tedaviden önce ve/veya sonra olmak
üzere 6 aydan 3 yıla kadar değişen sürelerde
uygulanıyor.
Kemoterapi ilaçlarının çok ciddi kalıcı yan etkileri
olduğundan bunlar hakkında aileye, sorumlu uzman
tarafından ayrıntılı bilgi veriliyor.
Cerrahi tedavi: Solid tümör olarak da
isimlendirilen lösemi ve lenfoma dışı tümörlerde
uygulanan tedavi modelidir. Genellikle erken evre
kanserlerde tümörün tümü, organ kaybına neden
olmadan cerrahi olarak çıkartılıyor. Tedavinin
devamında kemoterapi uygulanıyor. İleri evre
kanserlerde veya tümörün çıkartılması organ kaybına
neden olacak ya da işlevsel bozukluk kabul
edilemeyecek ölçüde olacaksa, tümör önce kemoterapi
ile küçültülüyor, sonra cerrahi tedaviye geçiliyor.
Radyoterapi: Yüksek enerjili X-ışınları ile
yapılan tedavidir. Yüksek doz radyasyon hızlı üreyen
hücreleri öldürebilir veya üremelerini durdurabilir.
Bu yüzden, çocuklarda özellikle vücut büyümesinin
hızlı olduğu ilk 3-5 yaşta genellikle kullanılmıyor.
Beyin tümörleri başta olmak üzere bazı solid
tümörlerin tedavisinde cerrahi ve kemoterapiye ek
olarak uygulanıyor. Önemli yan etkileri olduğundan
sorumlu uzmanlar tedavi öncesi aileye ayrıntılı
bilgi vermekle yükümlüler. Ancak günümüzde
radyoterapinin amacı, farklı cihazlar ve radyasyon
kaynakları kullanılarak çevre dokulara zarar
vermeden sadece tümöre etki etmektir.
Kemik iliği / Kök hücre nakli: Lösemi başta
olmak üzere kemoterapiye duyarlı yüksek riskli veya
tekrarlayan lenfoma ve solid tümörlerde çok yüksek
doz kemoterapiden sonra uygulanan bir tedavi
modelidir. Nakil için kullanılan kemik iliği veya
kök hücre hastanın kendisine ait olabileceği gibi (otolog),
özellikle lösemilerde tercih edildiği gibi doku
grubu uygun bir vericiden (allojeneik) olabiliyor.
Nakil öncesinde uygulanan çok yüksek doz kemoterapi
nedeni ile nakil sırasında ve dokunun kabul edildiği
süre içinde doku reddi, kanama, enfeksiyon gibi çok
önemli yan etkiler gelişebiliyor. Kemik iliği nakli
hastalığın iyileşme şansını artıran bir tedavi
modeli olmasına rağmen hastalığın tekrarlama riski
sözkonusu.
Destek tedaviler: Bu tedavilerin en
önemlileri; kemoterapiye hazırlık, bulantı-kusma
önleyici ilaçlar, kemoterapiden zarar görebilecek
organları korumaya yönelik ilaç tedavileri,
hastalığa bağlı veya kemoterapi sonrası gelişen
kansızlık, ateşli enfeksiyon ve kanama riskine karşı
kan ve kan ürünleri ve antimikrobik tedaviler,
beslenme desteği, psikolojik destek ve sosyal
hizmet.
Çocukluk çağı kanser tedavilerinde tamamlayıcı tıp
veya alternatif tedavi olarak adlandırılan bitkisel
vb tedavi modellerinin standart tedavi yerine
kullanılması hastaya zarar verebileceğinden
önerilmiyor.
Tedavide başarı şansı yüksek
Doğru tanı uygun tedavi ile çocuk kanserlerinin
yüzde 60-70?i tam olarak iyileşebiliyor. Günümüzde
erken evre tümörlerde başarı şansı yüzde 90?lara
çıkıyor. Ancak ileri evre bazı kanserlerde tedavi
şansı yüzde 10 gibi çok düşük. Bu nedenle erken
tanılanması çok önem kazanıyor.
Hastalık sonrası süreç
Tedavi süresi tamamlanan hastanın ilk beş yıl
hastalık tekrarı ve tedavinin geç yan etkileri
açısından belirli aralarla izlemleri yapılıyor.
Hastalığa ve yapılan tedaviye göre değişen kan,
idrar, kalp, böbrek testleri ve ilgili bölge
görüntülemeleri, gerektiğinde kemik iliği incelemesi
tekrarları yapılıyor. Bu süre içinde fiziksel ve
sosyal rehabilitasyon ve okula yeniden dönüş,
öğrenimin devamı ve çalışma hayatına hazırlanması,
sosyal çevre edinmesi, beslenme, uyku düzeni,
enfeksiyon hastalıklarından korunma, aşılarla
bağışıklamanın yeniden başlatılması, sigara ve alkol
zararları, fiziksel ve kimyasal çevre kirliliğine
karşı duyarlılaştırma anne-baba, öğretmenler ve
çocuk onkoloji tedavi ekibinin diğer görevleri
arasında sayılıyor. |
|
|
|
|