Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Çocuk Allerji
Çocuk Göğüs Hastalıkları
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Gastroenterolojisi
Çocuk Hematolojisi
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Onkolojisi
Çocuk Romatolojisi
Tıbbi Birimler sayfasına dön

Uzm. Dr. Semiha BAHÇECİ

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Özel Doğu Anadolu Hastanesi  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümleri, grubun tüm poliklinik, merkez ve hastanelerinde 0-16 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerin tetkik, tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerini vermek üzere organize olmuştur. Doğumdan başlayarak tüm çocukluk dönemi hastalıkları alanının deneyimli öğretim üyeleri, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları ile alt dallarda uzmanlaşmış hekimler tarafından muayene, tetkik ve tedavi edilmektedir.

İlgili hekimlerimizle muayene amaçlı görüşmek üzere randevu almak için Alo Özel Doğu Anadolu Hastanesi   
90 424-248 50 50 aranabilir.

Aşağıdaki bölümlerde çalışmalara devam edilmektedir

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuklarımızın doğumundan itibaren gerekli tüm takipleri ve gerektirdiği anlarda ise tedavileri hem ayaktan olarak polikliniklerimizde hem de yatarak hastanelerimizde yapılabilmektedir. Acil tıbbi durumlarda ise tüm birimlerimizdeki acil servislerimiz çocuklarımıza yeterli müdahalede bulunacak personel ve teçhizata sahiptir.

Bölümün en önemli hedeflerinden biri de anne sütü ile beslenmenin bebeğin gelişimindeki önemini unutturmamaktır. Bu yüzden, tüm bebeklerimizin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeleri konusunda tüm hemşire ve hekimlerimiz çaba gösterilirken, kadın hastalıkları ve doğum bölümünden de destek alınmaktadır. Ayrıca, tüm yenidoğan bebeklerimizden topuktan kan alınarak fenilketonüri ve hipotiroidi taraması yapılmaktadır.

Bebeklerimiz, doğumdan itibaren ilk olarak 1. haftada dilerlerse evlerinde, daha sonra ise ilk yıl 1 veya 2 ay aralarla 2. yıldan sonra ise 6 ay veya 1 yıl aralarla yapılmaktadır. Bu muayenelerde bebeklerin fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimi değerlendirilerek, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü önerileri göz önüne alınarak aşıları yapılmaktadır. Herhangi bir hastalık durumunda ise gerekli üst uzmanlığa sahip hekimlerimizin de önerileri göz önüne alınarak tedavileri gerçekleştirilecektir.

 

Çocuk Allerji

Çocukluk çağının akciğer hastalıkları kistik fibrozis, tüberküloz, doğumsal anomaliler, prematürenin akciğer hastalıkları, bronşiyolit, bronşit, pnömoni, bronşektazi, sistemik hastalıkların akciğer tutulumu, intersitisiyel akciğer hastalıkları, pulmoner hemosiderozis, gastroözofagiyel reflü ve kist hidatik hastalığı, tetkik tanı ve tedavisi gerçekleştirilmektedir. Hastalıkların tanısı için solunum fonksiyon testleri ve ter testi gerçekleştirilmektedir.

Gereksinim duyulduğunda Grubun diğer tüm bölümleriyle özellikle nükleer tıp, biokimya, patoloji, genetik ve diğer tanı laboratuvarlarıyla işbirliği içinde faaliyet gösterilmektedir.

Ayrıca, ebeveynlerin çocukluk çağı kronik hastalıkları hakkında bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirilmektedir

 

Çocuk Göğüs Hastalıkları

Çocukluk çağının akciğer hastalıkları kistik fibrozis, tüberküloz, doğumsal anomaliler, prematürenin akciğer hastalıkları, bronşiyolit, bronşit, pnömoni, bronşektazi, sistemik hastalıkların akciğer tutulumu, intersitisiyel akciğer hastalıkları, pulmoner hemosiderozis, gastroözofagiyel reflü ve kist hidatik hastalığı, tetkik tanı ve tedavisi gerçekleştirilmektedir. Hastalıkların tanısı için solunum fonksiyon testleri ve ter testi gerçekleştirilmektedir.

Gereksinim duyulduğunda Grubun diğer tüm bölümleriyle özellikle nükleer tıp, biokimya, patoloji, genetik ve diğer tanı laboratuvarlarıyla işbirliği içinde faaliyet gösterilmektedir.

Ayrıca, ebeveynlerin çocukluk çağı kronik hastalıkları hakkında bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirilmektedir.
 

 

Çocuk Endokrinolojisi

Büyüme ve ergenlik sorunları, tiroid hastalıkları, diabetes mellitus, cinsiyet belirsizlikleri, metabolik kemik hastalıkları, obezite, böbreküstü bezi hastalıkları, aşırı kıllanma ve adet düzensizliği ile ilgili hastalıkların tanı, tedavi ve izlemi gerçekleştirilmektedir. Özellikle diyabet ve büyüme hormonu eksikliği olan hastalara özel eğitimler planlanarak verilmektedir

Çocuk Gastroenterolojisi

Sindirim sistemi yakınmaları ya da hastalığı olan çocuklara en üst düzeyde, kaliteli, çağdaş tanı ve tedavi hizmeti verilmesi hedeflenmektedir. Çocuk yaş grubunda görülen gastrointestinal ve hepatobilier hastalıklar birimin ilgi alanına girmektedir. Yaş grubuna uygun şekilde tüm gastrointestinal sistem endoskopisi gerçekleştirilmektedir.

Çocuk Hematolojisi

Kan ve kan ürünleri kaynaklı tüm hastalıkların tanı ve  tedavisi birim hekimlerimizce gerçekleştirilmektedir. Tüm anemiler demir eksikliği anemisi, vitamin B12 eksikliği anemisi , doğuştan kan hastalıkları Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi ve diğer anormal hemoglobinler, kemik iliği yetmezlikleri aplastik anemiler, Fanconi aplastik anemisi, Diamand-Blackfan anemisi, idiopatik trombositopenik purpura, nötropeniler, çocukluk çağı lösemileri, kanama diatezi, tromboz pıhtılaşma bozuklukları birim hekimlerinin ilgi alanına girmektedir

Çocuk Kardiyolojisi

Çocuk Kardiyolojisi, doğumsal ya da sonradan edinilmiş kalp hastalıklı çocuklara ve anne karnındaki bebeklere her türlü tanı ve tedavi hizmetlerini sağlamaktadır. Çocuk yaş grubuna uygun tanı ve tetkik araçları ile dünya standartlarında hizmet verilmektedir.

 

Çocuk Nefrolojisi

Çocuk böbrek ve üriner sistem hastalıkları konusunda çalışılmaktadır. Birimin ilgi alanına giren hastalıklar çocukluk çağında böbrek ve idrar yolları hastalıkları, hipertansiyon ve romatizmal hastalıklar ailevi akdeniz ateşi, sistemik lupus eritematozus ve eklem romatizmasıdır.

Çocuk Nörolojisi

 

Çocukluk yaşlarında görülen havale gibi nörolojik sorunların, yenidoğan döneminden itibaren görülen gelişme gerilikleri, beyin felci ( serebral palsy), kas hastalıkları, otizm gibi yaygın gelişimsel bozukluklarının tanı ve tedavisi Özel Anadolu Hastanesi Çocuk Nörolojisi bölümünde uygulanmaktadır. Bebeklik ve bütün çocukluk dönemlerindeki hastalarda EEG kaydı yapılabilmektedir. Çağdaş standartlara uygun 32 kanallı dijital bir sistemde internasyonal 10-20 sistemine göre kayıt yapılmaktadır. Ayrıca ihtiyaca göre uzun monitorizasyon, yoğun bakım şartlarında monitorizasyon, solunum monitorizasyonlu kayıt, acil kayıt ve gerektiğinde video destekli kayıt yapılabilmektedir.

Çocuk Onkolojisi

 

PEDİYATRİK ONKOLOJİ & HEMATOLOJİ (ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ)

Yenidoğan döneminden ergenlik dönemine kadar her yaşta görülebilen çocukluk çağı kanserlerinde, erken tanı ve doğru tedavi ile yüzde 60-70 oranında iyileşme sağlanabiliyor.

Nedir?
Çocukluk çağı kanserleri; vücudun herhangi bir yerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmaları ile ortaya çıkan, kısa sürede kan veya lenf yolu ile vücudun farklı bölgelerine yayılarak sağlığı bozan ve yaşamı tehlikeye sokan bir grup hastalığa verilen isimdir. Yenidoğan döneminden ergenlik dönemine kadar her yaşta görülse de en sık görüldüğü dönem; ilk 5 yaş. Ancak erken tanı ve doğru tedavi ile kanserli çocukların yüzde 60-70?inin tam olarak iyileştiğini söylemek mümkün.

Çocuk kanserlerinin belirti ve bulguları neler?
Hastalığın tipine, başlangıç veya yayılma bölgelerine göre, bir veya birden çok, belirti ve bulgular ortaya çıkabiliyor.
 

  • Solukluk, halsizlik,
  • Sık ateşlenme,
  • Deride morluklar, çürükler,
  • Boyun, koltuk altı ve/veya kasık bölgesindeki lenf bezlerinde genellikle ağrısız şişlikler,
  • Vücudun herhangi bir bölgesinde (karın, kol, bacak, göğüs duvarı, sırt, kafatası vb.) şişlik,
  • Burun, dişeti kanamaları,
  • İdrar veya dışkıda kanama,
  • İdrar veya dışkılamada zorluk, barsak alışkanlıklarında değişiklik (kabızlık, ishal),
  • Kemik ağrıları,
  • Uzun süren ve nefes darlığına neden olan öksürük,
  • Sabahları daha belirgin olan baş ağrısı ve kusma,
  • Görme bozuklukları,
  • Gözlerde kayma, göz bebeklerinin ışıkta kedi gözü gibi parlaması, veya istemsiz hareketler,
  • Göz çevresinde koyu renkli morluklar,
  • Yürüme bozuklukları, dengesizlik,
  • Ateşsiz havale geçirme,
  • Okul başarısızlığı,
  • Kişilik değişikliği,
  • Bebeğin emmemesi, ağırlık kaybı,
  • Bebeğin motor gelişmesinde (başını dik tutma, dönme, oturma, yürüme becerileri) gecikme,
  • Birkaç haftadan uzun süren, alışılmış basit testlerle (kan sayımı, idrar ve dışkı tetkiki ) açıklanamayan ve sık başvurulan tedavi yöntemleri (antibiyotik, ağrı kesici, ateş düşürücü) ile düzelmeyen belirtilerin üzerinde durulmalı, daha ayrıntılı araştırmalar için çocuk onkoloji-hematoloji uzmanlarının bulunduğu tam donanımlı hastanelere başvurulmalıdır.
Çocuklarda hangi tip kanserler görülüyor?
Kan kanseri olarak bilinen Lösemi en sık görülen kanserdir ve (Lenfoblastik ve lenfoblastik-dışı olarak bilinen başlıca iki grup olup bunların da alt tipleri vardır) temel olarak kemik iliğinin hastalığıdır. Doğumdan başlayarak her yaşta görülebiliyor, hücre tipine göre yaşa özel dağılım gösteriyor. Ancak erkek çocuklarda görülme oranı daha yüksek.

Lenf bezi kanseri olarak bilinen Lenfoma; Hodgkin hastalığı ve Hodgkin-dışı lenfoma olmak üzere başlıca iki büyük gruptur ve bu grupların alt tipleri vardır. En sık boyun olmak üzere, göğüs boşluğu ve karın boşluğundaki lenf dokularında görülüyor. Erkek çocuklarda daha sık rastlanıyor. Bazı tip lenfomaların oluşmasında Epstein ?Barr virüsü ve Hepatit C virüslerinin rolü bilinmekle birlikte bu virüslerden korunmak için henüz aşı bulunmuyor.

Beyin Tümörleri; gliomlar, medülloblastom, ependimom, PNET, koryoid pleksus tümörleri, germ hücreli tümörler gibi alt grupları olup, kaynaklandıkları hücre tipine, hücrenin üreme potansiyeline ve tümörün yerleşim yerine göre alt tipleri sınıflandırılıyor.

Nöroblastom; ilkel sinir hücrelerinden köken alan, hızlı yayılabilen, doğumdan itibaren ve en sık ilk 2 yaşta görülen bir tümör. Böbrek üstü bezi başta olmak üzere karın içinde, göğüs boşluğunda, boyunda başlayabiliyor. Sonrasında kemik iliğine ve kemiklere hızla yayılarak lösemiyi taklit edebiliyor.

Yumuşak doku sarkomları; vücudun herhangi bir yerindeki yumuşak dokudan kaynaklanabiliyor. Rabdomiyosarkom ve rabdomiyosarkom-dışı olmak üzere başlıca 2 grup olup, bunların da çok sayıda alt tipleri vardır. Her yaşta görülmekle birlikte yerleşim yeri ve hücre tipine göre yaşa özel dağılımı söz konusu.

Böbrek tümörleri; en sık ilk 5 yaşta ve nefroblastom olarak da bilinen Wilms tümörü şeklinde görülüyor.

Ancak farklı dokulardan kaynaklanan böbrek tümörleri de vardır.

Kemik tümörleri; başlıca iki grup kötü huylu kemik tümörü vardır. Osteosarkom ve Ewing sarkomu olarak bilinen bu tümörler boy uzamasının hızlandığı yaşlarda daha sık olarak görülüyor.

Göz tümörleri; ailevi özelliği ile de bilinen retinoblastom en sık olup, göz sinirinin tümörü, lösemi, lenfoma, nöroblastom, yumuşak doku sarkomları gibi diğer kanserler de göz dokularına yayılabiliyorlar.

Germ hücreli tümörler; doğumdan itibaren her yaşta ortaya çıkabilen, üreme organları başta olmak üzere genellikle beyin ve diğer vücut bölgelerinin orta hat yapılarında görülebilen, çeşitli üreme potansiyeline sahip hücrelerden oluşan alt grupları olan kanser çeşididir. Karaciğer kanserleri; doğumdan başlayarak her yaşta ortaya çıkabiliyor. En sık hepatoblastom ve hepatosellüler karsinom tipleri görülüyor. Karaciğer kanserlerinin oluşmasında Hepatit B virüsünün rolü vardır. Hepatit B virüs aşısı ile karaciğer kanserlerine karşı korunmak mümkündür.

Diğer kanserler; tiroid, nazofarenks, deri vb.

Tanı yöntemleri neler?
Hastanın yakınmasına ve hastalık belirti ve bulgularına göre değişmek üzere başvurulan başlıca tanı yöntemleri; öncelikle benzer belirti ve bulgular veren ve çocuklarda daha sık rastlanan bakteri ve virüslerin neden olduğu enfeksiyon hastalıkları, travmaların neden olduğu kanama ve şişlikler, büyüme ağrıları gibi durumlardan ayrım yapmak için kullanılıyor. Bunlar arasında;
 
  • Hemogram (kan sayımı),
  • Kan yayması (hücre tiplemesi ve oranları ile ilgili),
  • Sedimantasyon (kırmızı hücre çöküş hızı),
  • Viral seroloji (bazı virüs hastalıklarının tanımlanması için),
  • Tüberküloz ayırıcı tanısı için (PPD, kültürler),
  • Tam idrar tetkiki,
  • Dışkı tetkikleri,
  • Akciğer röntgen filmi,
  • Boyun ultrasonografisi,
  • Karın ultrasonografisi,
  • Böbrek ultrasonografisi.
Kanser şüphesi kuvvetlendiğinde yapılacak testler
 
  • Kemik iliği aspirasyon ve biyopsileri,
  • Göğüs bölgesi bilgisayarlı tomografisi (BT),
  • Beyin manyetik rezonans görüntülemesi (MRG),
  • Karın bölgesi MRG,
  • İlgili kemik ve vücudun diğer bölgelerinin BT ve MRG,
  • Lenfomalar başta olmak üzere bazı tümörlerde pozitron emisyon tomografi (PET CT),
  • Bazı tümörlere özel enzimler ve protein özelliğindeki belirteçler (LDH, alkalen fosfataz, NSE, alfa-feto protein, beta HCG, ferritin, dopamin, noradrenalin, VMA, HVA vb).
Kesin tanı için; ilgili hastalıklı bölgeden biyopsi yapmak ve doku tanısı için patoloji, immünoloji ve moleküler genetik laboratuvarlarının kararını beklemek gerekiyor. Doku tanısı alınmayan olgularda kanser tanısı koyup tedaviye başlamak doğru bir yöntem değil. Doku incelemesi kanser tanısı için ve kanserlerin alt gruplarının ve tiplerinin belirlenmesi için şart.
Biyopsi sonrası tanı süreci 2-10 gün arasında değişebiliyor. Bazı olgularda biyopsi tekrarı yapılabiliyor.
Kanser tanısı kesinleştikten sonra hastanın tedavisini sürdürecek ekibin belirlenmesi ve hastanın anne ve babasına hastalık süreci ve sonucu hakkında bilgi verilmesi gerekiyor. Aynı dönemde hastalık evresinin belirlenmesi amacı ile evreleme çalışmaları başlatılıyor.

Ayrıca hastalık başlangıç bölgesi dışında yayılma olasılığı olan doku ve organların taranması için ek olarak BT, MRG, sintigrafi gibi araştırmalar yapılıyor.
Tedavi öncesi diğer organ işlevlerini belirlemek amacı ile kan, idrar, EKG, EKO işitme testleri gibi testler istenebiliyor.
Evreleme çalışmaları tamamlandıktan sonra hastalık için dünyaca standart kabul edilen uygun tedavi modellerine zaman geçirmeden başlanması gerekiyor. Tedavi öncesinde tedavinin şekli, uygulama biçimi, hastalığın iyileşmesindeki katkısı, başarı şansı ve tedavinin erken ve geç yan etkileri ayrıntılı bir şekilde ilgili uzmanlar tarafından aileye anlatılarak onay alınıyor.


Hangi tedavi modeli uygulanıyor?
Çocuk kanserlerinin tedavisinde hastanın yaşına, hastalığın tipine, yerleşim bölgesine ve çevreye ya da uzak organlara yayılıp yayılmadığına (evresine) göre değişmek üzere bir veya birden çok tedavi modeli birlikte veya ardışık olarak kullanılıyor. Farklı tedavi modellerinin yer alacağı hastalıklarda ilgili uzmanlar; çocuk onkoloji-hematoloji uzmanları, çocuk cerrahları, farklı organların onkoloji cerrahları, radyasyon onkoloji uzmanlarıdır. Bu uzmanlar, ?Tümör Konseyleri? oluşturup ortak kararlar alarak, tedavi sürecinde önemli rol oynuyorlar.

Nasıl tedavi ediliyor?
Kemoterapi: Hızlı çoğalan hücrelere etki eden ilaçlarla yapılan tedavi biçimi. Genellikle birden çok ilaç bir arada damar yolundan özel kataterlerle uygulanıyor. Sıklıkla belirli aralıklarla tekrarlanan seanslar şeklinde çocuk onkoloji uzmanının denetiminde deneyimli onkoloji hemşireleri tarafından onkoloji bölümlerinde uygulanıyor. Kemoterapi öncesinde, sırasında veya sonrasında oluşacak yan etkilerin üstesinden gelinebilmesi açısından çocuk hastaların kemoterapilerinin tam donanımlı hastanelerde yapılması gerekiyor.
Kemoterapi lösemi ve lenfomalarda tanıdan hemen sonra, diğer kanserlerde evreye göre değişiyor. Ancak cerrahi tedaviden önce ve/veya sonra olmak üzere 6 aydan 3 yıla kadar değişen sürelerde uygulanıyor.
Kemoterapi ilaçlarının çok ciddi kalıcı yan etkileri olduğundan bunlar hakkında aileye, sorumlu uzman tarafından ayrıntılı bilgi veriliyor.

Cerrahi tedavi: Solid tümör olarak da isimlendirilen lösemi ve lenfoma dışı tümörlerde uygulanan tedavi modelidir. Genellikle erken evre kanserlerde tümörün tümü, organ kaybına neden olmadan cerrahi olarak çıkartılıyor. Tedavinin devamında kemoterapi uygulanıyor. İleri evre kanserlerde veya tümörün çıkartılması organ kaybına neden olacak ya da işlevsel bozukluk kabul edilemeyecek ölçüde olacaksa, tümör önce kemoterapi ile küçültülüyor, sonra cerrahi tedaviye geçiliyor.

Radyoterapi: Yüksek enerjili X-ışınları ile yapılan tedavidir. Yüksek doz radyasyon hızlı üreyen hücreleri öldürebilir veya üremelerini durdurabilir. Bu yüzden, çocuklarda özellikle vücut büyümesinin hızlı olduğu ilk 3-5 yaşta genellikle kullanılmıyor. Beyin tümörleri başta olmak üzere bazı solid tümörlerin tedavisinde cerrahi ve kemoterapiye ek olarak uygulanıyor. Önemli yan etkileri olduğundan sorumlu uzmanlar tedavi öncesi aileye ayrıntılı bilgi vermekle yükümlüler. Ancak günümüzde radyoterapinin amacı, farklı cihazlar ve radyasyon kaynakları kullanılarak çevre dokulara zarar vermeden sadece tümöre etki etmektir.

Kemik iliği / Kök hücre nakli: Lösemi başta olmak üzere kemoterapiye duyarlı yüksek riskli veya tekrarlayan lenfoma ve solid tümörlerde çok yüksek doz kemoterapiden sonra uygulanan bir tedavi modelidir. Nakil için kullanılan kemik iliği veya kök hücre hastanın kendisine ait olabileceği gibi (otolog), özellikle lösemilerde tercih edildiği gibi doku grubu uygun bir vericiden (allojeneik) olabiliyor. Nakil öncesinde uygulanan çok yüksek doz kemoterapi nedeni ile nakil sırasında ve dokunun kabul edildiği süre içinde doku reddi, kanama, enfeksiyon gibi çok önemli yan etkiler gelişebiliyor. Kemik iliği nakli hastalığın iyileşme şansını artıran bir tedavi modeli olmasına rağmen hastalığın tekrarlama riski sözkonusu.

Destek tedaviler: Bu tedavilerin en önemlileri; kemoterapiye hazırlık, bulantı-kusma önleyici ilaçlar, kemoterapiden zarar görebilecek organları korumaya yönelik ilaç tedavileri, hastalığa bağlı veya kemoterapi sonrası gelişen kansızlık, ateşli enfeksiyon ve kanama riskine karşı kan ve kan ürünleri ve antimikrobik tedaviler, beslenme desteği, psikolojik destek ve sosyal hizmet.

Çocukluk çağı kanser tedavilerinde tamamlayıcı tıp veya alternatif tedavi olarak adlandırılan bitkisel vb tedavi modellerinin standart tedavi yerine kullanılması hastaya zarar verebileceğinden önerilmiyor.

Tedavide başarı şansı yüksek
Doğru tanı uygun tedavi ile çocuk kanserlerinin yüzde 60-70?i tam olarak iyileşebiliyor. Günümüzde erken evre tümörlerde başarı şansı yüzde 90?lara çıkıyor. Ancak ileri evre bazı kanserlerde tedavi şansı yüzde 10 gibi çok düşük. Bu nedenle erken tanılanması çok önem kazanıyor.

Hastalık sonrası süreç
Tedavi süresi tamamlanan hastanın ilk beş yıl hastalık tekrarı ve tedavinin geç yan etkileri açısından belirli aralarla izlemleri yapılıyor. Hastalığa ve yapılan tedaviye göre değişen kan, idrar, kalp, böbrek testleri ve ilgili bölge görüntülemeleri, gerektiğinde kemik iliği incelemesi tekrarları yapılıyor. Bu süre içinde fiziksel ve sosyal rehabilitasyon ve okula yeniden dönüş, öğrenimin devamı ve çalışma hayatına hazırlanması, sosyal çevre edinmesi, beslenme, uyku düzeni, enfeksiyon hastalıklarından korunma, aşılarla bağışıklamanın yeniden başlatılması, sigara ve alkol zararları, fiziksel ve kimyasal çevre kirliliğine karşı duyarlılaştırma anne-baba, öğretmenler ve çocuk onkoloji tedavi ekibinin diğer görevleri arasında sayılıyor.